Büllent Ersoy’un yumurta ve domateslerle taşlandığını hayatımda ilk kez, Antakya’nın şah sinemasında konser verirken gördüm. Yıl 1978’di ve ben sadece on iki yaşındaydım. Ağabeyim, “Bugün konser var, gitmek ister misin?” diye sordu. Ben de, “Çok ünlü bir şarkıcı geliyor, hadi gidelim!” dedim.
O zamanlar Antakya’da çok fazla konser salonu yoktu. Yıldızlar sahneye çıktıklarında sinemalarda şarkı söylerlerdi. Antakya’nın çok ünlü bir sineması vardı. Orada bir film gösterildiğinde veya bir konser verildiğinde, insanlar mahalle mahalle dolaşıp yıldızların veya filmlerin afişlerini asar ve yüksek sesle tanıtım yaparlardı.
O akşam sinemaya gittiğimizde çok kalabalıktı. 150 metre uzunluğu
içerigin devami sadece üyeler içindir!