Son Guncel | Edebiyat Haberleri
Pir Sultan Abdal siirleri - En guzel kısa 15 siiri. : Edebiyat Haberleri
  • 03.11.2021 22:05:22

    Pir Sultan Abdal siirleri - En guzel kısa 15 siiri.


    Pir Sultan Abdal siirleri - En guzel kısa 15 siiri.

    16'ncı yüzyılda yaşadı. Hakkında fazla bilgi yok. Asıl adı Haydar. yaşamının büyük bölümü Banaz köyünde geçti. 16'ncı yüzyılın ikinci yarısında Sivas çevresinde boy gösteren Alevi-Bektaşi kökenli ve İran yanlısı mezhep olaylarına karıştı. Sivas Beylerbeyi Deli Hızır Paşa, Pir Sultan'ı astırdı. Ölümümün, 1547-1551 ya da 1587-1590 arasındaki bir tarih olduğu sanılıyor.

    Alevi bir şair olduğundan Hakk-Muhammed-Ali izinde yürümüştür. Alevi gelenekleri ile dergâh ortamında yetişmiştir. Dolayısıyla bir derviş olarak toplumu ilmiyle ve aklıyla bilgilendirmiştir. Tekke ve tasavvuf'un kalıplarını aşıp geniş bir halk kesimine seslenebildi. Medrese öğrenimini Erdebil'de görmesine rağmen, diğer bazı halk şairlerinin tersine, Divan Edebiyatı'ndan hiç etkilenmemiştir. İşte en güzel kısa 15 Pir Sultan Abdal şiiri

    PİR SULTAN ABDAL ŞİİRLERİ

    En güzel kısa 15 Pir Sultan Abdal şiiri

    1. Açılın Kapılar Şah'a Gidelim

    Hızır Paşa bizi berdar etmeden,

    Açılın kapılar Şah'a gidelim,

    Siyaset günleri gelip çatmadan,

    Açılın kapılar Şah'a gidelim.

    Bunda bilmeyeni bildirirler mi

    Eli bağlı namaz kıldırırlar mı

    Yoksa Şah diyeni öldürürler mi

    Açılın kapılar Şah'a gidelim.

    Aslımız Muhammet kıyman cellatlar

    Üstümüzde bite davacı otlar

    Ölüm Allah emri ya eziyetler

    Açılın kapılar Şah'a gidelim.

    Sağlıklı mı ola dostun illeri

    Karşıda görünen tozlu yolları

    Şah'tan elçi gelmiş dem bülbülleri

    Açılın kapılar Şah'a gidelim.

    Her nereye gitsem, yolum dumandır

    Bizi böyle kılan, ahd-ü amandır

    Zincir boynum sıktı hayli zamandır

    Açılın kapılar Şah'a gidelim.

    Güzel Şah'ım çıktı m'ola köşküne

    Can dayanmaz gayretine müşkine

    Seni beni Yaradan'ın aşkına

    Açılın kapılar Şah'a gidelim.

    Kapısı yok bacasından bakarım

    Gözlerimden hasret yaşı dökerim

    Şah'a giden bir bezirgan tutarım

    Açılın kapılar Şah'a gidelim.

    Pir Sultan Abdal'ım güzel şah canım

    Ağlamaktır benim demim devranım

    Arşta melek yerde çeşm-i efgânım

    Açılın kapılar Şah'a gidelim.

    (Pir Sultan Abdal'ın İran Şahını desteklemek için yazdığı şiir.)


    2. Ya Eceldir Ya Didardır Ya Nasip

    Kısmet verip bizi salan çöllere

    Ya eceldir ya didardır ya nasip

    Felek bizi saldı özge hallere

    Ya eceldir ya didardır ya nasip

    Kısmet verip çevre çevre yeldirdi

    Bilmediğim hikmetlere daldırdı

    Çekip ayrılığın okun doldurdu

    Ya eceldir ya didardır ya nasip

    Felek arka vermiş çerhin devine

    Arıt kalbin evin iman sevine

    Türlü dalga geldi gönlüm evine

    Ya eceldir ya didardır ya nasip

    Muhannettir dünyasını kayıran

    Şol Gani Settar'dır açlar doyuran

    Beni de sevgili yardan ayıran

    Ya eceldir ya didardır ya nasip

    Pir Sultan Abdal'ım der ki vardığım

    Ulu dergahtır yüzler sürdüğüm

    Bilmediğim hikmetleri bildiğim

    Ya eceldir ya didardır ya nasip


    3. Allah Allah Desem Gelsem

    Allah Allah Desem Gelsem

    Hakkın Divanına Dursam

    Ben Bir Yanıl Alma Olsam

    Dalında Bitsem Ne Dersin

    Sen Bir Yanıl Alma Olsan

    Dalımda Bitmeye Gelsen

    Ben Bir Gümüş Çövmen Olsam

    Çeksem İndirsem Ne Dersin

    Sen Bir Gümüş Çövmen Olsan

    Çekip İndirmeye Gelsen

    Ben Bir Avuç Çavdar Olsam

    Yere Saçılsam Ne Dersin

    Sen Bir Avuç Çavdar Olsan

    Yere Saçılmaya Gelsen

    Ben Bir Güzel Keklik Olsam

    Bir De Toplasam Ne Dersin

    Sen Bir Güzel Keklik Olsan

    Bir Bir Toplamaya Gelsen

    Ben Bir Yavru Şahin Olsam

    Kapsam Kaldırsam Ne Dersin

    Sen Bir Yavru Şahin Olsan

    Kapıp Kaldırmaya Gelsen

    Ben Bir Sulu Sepken Olsam

    Kanadın Kırsam Ne Dersin

    Sen Bir Sulu Sepken Olsan

    Kanadım Kırmaya Gelsen

    Ben Bir Deli Poyraz Olsam

    Tepsem Dağıtsam Ne Dersin

    Sen Bir Deli Poyraz Olsan

    Tepip Dağıtmaya Gelsen

    Ben Bir Ulu Hasta Olsam

    Yoluna Yatsam Ne Dersin

    Sen Bir Ulu Hasta Olsan

    Yoluma Yatmaya Gelsen

    Ben Bir Can Alıcı Olsam

    Canını Alsam Ne Dersin

    Sen Bir Can Alıcı Olsan

    Canımı Almaya Gelsen

    Ben Bir Cennetlik Kul Olsam

    Cennete Girsem Ne Dersin

    Sen Bir Cennetlik Kul Olsan

    Cennete Girmeye Gelsen

    Pir Sultan Üstadın Bulsan

    Bilecek Girsek Ne Dersin


    4. Gel

    Gam elinden benim zülfü siyahım

    Peykan değdi sinem yaralandı gel

    Suna başın için ağlatma beni

    Bugün sevda candan aralandı gel

    Gamdan hisar oldum mekanım yurdum

    İşitmez avazım dinlemez virdim

    Bir değil beş değil on değil derdim

    Düğümler baş verdi sıralandı gel

    Hasretine vasıl olam mı böyle

    Mecnun'a da baki kalır mı Leyla

    Ölümlü dünyadır gel helal eyle

    Yüklendi barhanem kiralandı gel

    Ne çekerse dertli sinem dağ olmaz

    Günler gelir geçer ömür çoğalmaz

    Neşterlidir yaralarım onulmaz

    Göğerdi çevresi karalandı gel

    Pir Sultan Abdal'ım haftada ayda

    Günler gelir geçer bulunmaz fayda

    Gönül Hak arzular canım hayhayda

    Toprağım üstüme kürelendi gel


    5. Ayrılık Derdinin Dermanı Nedir

    Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır

    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Şu iki aleme olmuşsun nazır

    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Sığanmıştır ağca kolda bilekler

    Hak katında kabul olsun dilekler

    Arş yüzünde secde kılan melekler

    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Küseyim de ben yarime küseyim

    Siyah zülfün mah yüzüne asayım

    Kerbela'da yatan İmam Hüseyin

    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Hani şu dünyanın toprağı taşı

    Akıttım gözümden kan ile yaşı

    Urum illerimin Hacı Bektaş'ı

    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Ak saya giyinmiş incedir beli

    Ben pirimi gördüm tatlıdır dili

    Allah'ın arslanı Hazret-i Ali

    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Gıcılar da dağlar başı gıcılar

    Çıkmaz oldu içerimden acılar

    Arafat Dağı'ndan gelen hacılar

    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Dünyayı sorarsan bir dipsiz anbar

    Ali'nin yoldaşı Zülfikar Kanber

    Kabe'yi yaptıran Halil Peygamber

    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Deryanın yüzünde dönen üç gemi

    Yiyelim içelim sürelim demi

    Geminin sahibi ol Hızır Nebi

    Ayrılık derdinin dermanı nedir

    Pir Sultan Abdal'ım içtim cür'adan

    Okudum ağını bilmem karadan

    Yeri göğü cüml'alemi Yaradan

    Ayrılık derdinin dermanı nedir


    6. Geçti Dost Kervanı

    Şu karşı yaylada göç katar katar

    Bir güzel sevdası gözümde tüter

    Bu ayrılık bize ölümden beter

    Geçti dost kervanı eyleme beni

    Şu benim sevdiğim başta oturur

    Bir güzelin derdi beni bitirir

    Bu ayrılık bize ölüm getirir

    Geçti dost kervanı eyleme beni

    Pir Sultan Abdal'ım kalkın aşalım

    Aşıp yüce dağı engin düşelim

    Çok nimetin yedik helallaşalım

    Geçti dost kervanı eyleme beni


    7. Gönder Bizi Safa İle

    Mihman olmuşum gelmişim

    Hakk'a bağlamışım özüm

    Ev sahibi iki gözüm

    Gönder bizi safa ile

    Gelin örselemen bizi

    Hakk'a ısmarladık sizi

    Ayağın tozuna yüzü

    Sürdür bizi safa ile

    Sürüye katılan koçlar

    O da Hakk'ın emrin işler

    Yiyip içtiğimiz kardaşlar

    Gönder bizi safa ile

    Hey dedeler hey babalar

    Yerde gökte hü diyenler

    Rıza lokmasın yiyenler

    Gönder bizi safa ile

    Gidiyoruz hoşça kalın

    Gahi siz de bize gelin

    Heybemize azık koyun

    Gönder bizi safa ile

    Pir Sultan ere varalım

    Hak divanına duralım

    Yolcu çizmesin giyelim

    Gönder bizi safa ile


    8. Sordum Sarı Çiğdeme

    Sordum sarı çiğdeme

    -Sen nerede kışlarsın

    -Ne sorarsın hey derviş

    Yer altında kışlarım

    Sordum sarı çiğdeme

    -Yer altında ne yersin

    -Ne sorarsın hey derviş

    Kudret lokması yerim

    Sordum sarı çiğdeme

    -Senin benzin ne sarı

    -Ne sorarsın hey derviş

    Hak korkusun çekerim

    Sordum sarı çiğdeme

    -Anan baban var mıdır

    -Ne sorarsın hey derviş

    Anam yer babam yağmur

    Sordum sarı çiğdeme

    Asacığı elinde

    Hak kelamı dilinde

    Çiğdemde dervişlik var

    Pir Sultan'ım erlerle

    Yüzü dolu nurlarla

    Ak sakallı pirlerle

    Çiğdemde dervişlik var


    9. Bir Güzelin Aşığıyım

    Bir güzelin aşığıyım erenler

    Onun için taşa tutar el beni

    Gündüz hayalimde gece düşümde

    Kumdan kuma savuruyor yel beni

    Al gül olsam al gerdana takılsam

    Kemer olsam ince bele sarılsam

    Köle olsam pazarlarda satılsam

    Yarim deyi al sinene sar beni

    Abdal Pir Sultan'ım gamzeler oktur

    Hezaran sinemde yaralar çoktur

    Benim senden özge sevdiğim yoktur

    İnanmazsan git Allah'a sor beni


    10. Yürü Bre Yalan Dünya

    Yürü bre yalan dünya

    Yalan dünya değil misin

    Hasan ile Hüseyin'i

    Alan dünya değil misin

    Ali bindi Düldül ata

    Can dayanmaz bu firkata

    Boz kurt ile kıyamete

    Kalan dünya değil misin

    Tanrı'nın Arslan'ın alıp

    Düldül'ü dağlara salıp

    Yedi kere ıssız kalıp

    Dolan dünya değil misin

    Bak şu kaşa, bak şu göze

    Ciğer kebap oldu köze

    Muhammed'i bir top beze

    Saran dünya değil misin

    Pir Sultan'ım ne yatarsın

    Kurmuş çarhını dönersin

    Ne konarsın ne göçersin

    Duran dünya değil misin


    11. Eğer Dost Irmağın

    Eğer dost ırmağın gözün ararsan

    Serçeşme'den gelir suyun durusu

    Ali Muhammet'tir Muhammet Ali

    İkisi de bir elmanın yarısı

    Ali'm engür ezdi kırklar da içti

    Kırkı da mest oldu kendinden geçti

    Muhabbetin kapısını kim açtı

    Cümlesi de bir ikrarın çerisi

    Ali'm yola gider menzili keser

    Sofi nerde olsa yalanı basar

    Bir kale yaptırmış on iki hisar

    Sor nedendir duvarının örüsü

    Dört kapısı vardır kırk da dükkanı

    Üçyüz altmış altı gevher madeni

    On yedi kişidir alıp satanı

    Cümlesinin sarrafıdır birisi

    O kalenin bedenine kuş konar

    Kanadı üstünde kandiller yanar

    Pir Sultan Abdal'ım secdeye iner

    Aşık oldum gitmez benzim sarısı


    12. Bin Cefalar Etsen Almam Üstüme

    Bin cefâlar etsen almam üstüme

    Gayet şirin geldi dillerin dostum

    Varıp yad ellere meyil verirsen

    Kış ola bağlana yolların dostum

    İlâhi onmaya yardan ayıran

    Bahçede bülbüller ötüyor uyan

    Kula gölge olsa Allah'a ayan

    Senden ayrılalı gülmedim dostum

    Pir Sultan Abdal'ım gülüm dermişler

    Bu şirin canıma nasıl kıymışlar

    İster isem dünya malın vermişler

    Sensiz dünya malın neylerim dostum


    13. Allah Allah Desem Kalksam Yürüsem

    Allah Allah desem, kalksam yürüsem

    Acap şu dağları aşamam mola

    Boz atlı Hızır'ı yoldaş eylesem

    Varıp efendime düşemem mola

    Sevdiğim, bağında güllerin gonca

    Usuldur boyların, bellerin ince

    Adı güzel imamların önünce

    Kerbelâ'da şehit düşemem mola

    Sakın hey sevdiğim, nâsiden sakın

    Erenler geri almaz attığı okun

    Irak yerlerini sen eyle yakın

    İki atlayıp bir dem düşemem mola

    Ben güzel pîrîme verdiğim ikrar

    Doluda, kırçından, borandan saklar

    İhlâs âşık olan ikrarın bekler

    İkrarın bendini çesemem mola

    PIR SULTAN ABDAL'ım, dost çiresine

    Arzumanım kaldı Şah cilvesine

    Altmış ile yetmiş üçün arasına

    Özümü irfana koşamam mola


    14. Hele Bir Yol Sefa Geldin Desene

    Böle midir sizin ilin töresi

    Hele bir yol safa geldin, desene

    Geçer bu güzellik sana da kalmaz

    Hele bir yol safa geldin, desene

    Öl dediğin yerde ölürüm , derdin

    Kal dediğin yerde kalırım, derdin

    Her derdine derman olurum, derdin

    Hele bir yol safa geldin, desene

    Sarardı gül benzim ayvaya döndü

    Hakk'ı söyledikçe müşkülüm kandı

    Ayrılık ateşi sinemi deldi

    Hele bir yol safa geldin, desene

    Yatarım Muhammed, kalkarım Ali

    Gittiğimiz on'ki İmam yolu

    Pirim Hünkâr Hacı Bektaş Veli

    Hele bir yol safa geldin, desene

    Kırmızı güller solmaz mı sandın

    Pir Sultan Abdal'ı gelmez mi sandın

    Bir safa geldin de demez mi sandın

    Hele bir yol safa geldin, desene


    15. Ötme Bülbül Ötme

    Ötme bülbül ötme şen değil bağım

    Dost senin derdinden ben yana yana

    Tükendi fitilim eridi yağım

    Dost senin derdinden ben yana yana

    Deryadan bölünmüş sellere döndüm

    Ateşi kararmış küllere döndüm

    Vakitsiz açılmış güllere döndüm

    Dost senin derdinden ben yana yana

    Haber in duyarsın peyikler ile

    Yaramı sarsınlar şehidler ile

    Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile

    Dost senin derdinden ben yana yana

    Abdal Pir Sultan'ım, doldum eksildim

    Yemeden içmeden sudan kesildim

    Zülfün kemendine kondum asıldım

    Dost senin derdinden ben yana yana


    Haber Ekliyen : Kervanlar[ Haberi Ekleyen] (Kervanlar) | 03.11.2021 22:05:22 | Okunma : 250 ]

    google-news 


  • Site: 0,09 Yuklendi.