"The Sun" gazetesine göre, oyuncu sadece iki yılda servetini dört katına çıkararak yaklaşık 10 milyon dolardan 40 milyon dolara ulaştırdı. Bu gelişme, Sweeney’nin sadece bir TV yıldızından çok daha fazlası olduğunu gösteriyor.
"Euphoria" (3. sezon Nisan ayında başlıyor), "The White Lotus" veya "The Handmaid’s Tale" gibi dizilerdeki rolleri onu ünlü yaptı. Ancak gerçek para farklı bir kaynaktan geliyor: reklam anlaşmaları, marka ortaklıkları ve kendi iç çamaşırı markası.
Sweeney şu anda dünyanın en çok aranan reklam yüzlerinden biri. Anlaşmaları arasında Miu Miu, American Eagle (moda), Armani Beauty, Laneige (kozmetik), Kérastase (saç bakımı) ve kendi iç çamaşırı markası Syrn yer alıyor!
Tartışma mı? Sweeney için kariyerini yükselten bir unsur. Geçen yıl, American Eagle kampanyası büyük yankı uyandırdı. "Sydney Sweeney'nin harika kot pantolonları var" sloganı bazıları tarafından ırkçı olarak yorumlandı; oyuncu bu suçlamayı kesin bir dille reddetti.
Tepkisi: sakin, soğukkanlı, etkilenmemiş. Sonuç: daha fazla ilgi, daha fazla erişim, daha fazla başarı. Tepkiler söndü, ancak Sweeney'nin şöhreti devam etti. Ve şimdi tam olarak bu meyvesini veriyor.
Ocak ayında, net bir mesajla kendi markası Syrn'i piyasaya sürdü: Kadınlar ne kadar seksi olmak istediklerine kendileri karar verir. Sweeney, kampanyalarda kendisi modellik yapıyor, bolca tenini ve daha da fazla özgüvenini sergiliyor. Sadece "erkek bakışına" hitap ettiği eleştirisini reddediyor.
Cosmopolitan'daki açıklaması: "Kendi vücudunuzun kontrolünü elinizde tutmaktan ve bunu kendiniz için yapmaktan daha kadınsı ne olabilir?"
Piyasa değerinin patlaması, maaşında da açıkça görülüyor: "The Housemaid" adlı filmi için 7,5 milyon ABD doları aldığı bildiriliyor.
İç çamaşırı, güzellik, moda veya film olsun – Sweeney işin nasıl yürüdüğünü anlıyor. Kendini özgüvenli, seksi ve stratejik bir şekilde pazarlıyor. Ve sonuç açık: 40 milyon dolarlık net serveti – ve hala büyüyor.
Magazin Haberleri